DESTAN

DESTAN

 

 

Kara bulutlar sardı yurdumu

Saldırdı çakallar, ekin tarlasına üzüm bağına

Sesim kısıldı, yolum kapandı teker teker

Elim kolum bağlandı, dilim tutuldu birden.

“Boğazımı” tıkadı demir parçaları

Kuşlar dağıldı top gürültüsünden

Bıraktı bebeler ana sütünü

Kahroldu İzmir utancından

Sıkıldı İstanbul “el” sesinden

Büzüldü bir köşeye koca Topkapı

Titredi hıncından Mavi Cami.

Güneş tutuldu utancından, ay gizlendi buluta.

 

Göktürk Bilge silkindi yerinden

Alpaslan kuşandı kılıcını gümüşten

Mevlana yekindi Yeşil Kümbetten

Minareden sesi duyuldu Hacı Bektaş’ın.

Yedi tepesinden yedi ses yükseldi İstanbul’un

Çınladı Gazilerin sesi Bursa’dan

Evlad-ı Fatihan kalktı ayağa Rumeli’den

Sakarya coştu, çırpındı Karadeniz.

Ağrı dumanlandı, uyandı Erzurum

Sivas’ta toplandı yiğitler

Haykırdı edeler erkenden;

“Maraş bize mezar olmadan, düşmana gülzar olamaz”

Şahin Bey kilit vurdu köprüye Antep’ten.

Heyecanlandı Balıkesir, Alaşehir

Taktı kamayı beline Galip Hoca

Malta zindanından kaçtı mebusan

Ankara başkaldırdı bozkırdan

 

Bir yiğit Mustafa çıktı Samsun’a

Oğuz atasından cesaret, Fatih’ten kararlılık taşırdı

Yankılandı sesi Anadolu’ya “ya istiklâl, ya ölüm”

Gülümsedi güneş, ay parladı sevincinden.

 

 

Aralık 2002                                          Halil ARIK

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !